MKÜ Gençliğiyle Modern Sekülerizm ve Değer Algısı Konuşuldu

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği ve Eğitim Araştırmaları Topluluğu ile Eğitim Fakültesi Dekanlığının ortaklaşa programladığı “Modern Sekülerizm ve Değer Algısı” konulu konferansın konuğu Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Yılmaz oldu.
Konferans için Hatay’da bulunan Profesör Yılmaz HRT Akdeniz televizyonu Yani Bir Gün haber kuşağında değişen dünyada değerler eğitimini anlattı ve öğleden sonra üniversite gençliği ve öğretim üyeleriyle buluştu. MKÜ Atatürk Konferans Salonunda gerçekleşen konferansta Profesör Yılmaz, sırasıyla şu konulara değindi; “Sekülerizm kavramı; Ortaçağ Avrupa’sında Kilise ve ruhban sınıfın sosyal ve siyasal hayatıyla gelişmiş bir akımdır. Ortaçağın sona ermesi, Rönesans ve Reform hareketlerinin başlamasıyla bu akımın etkisi ve kilisenin sosyal hayattaki baskın rolü, engizisyon anlayışı zayıflamıştır. Avrupa’da matbaanın icadıyla birlikte hem sosyal hayatta, hem de bilimsel yönden büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Baş döndürücü şekilde gelişen günümüz teknolojisinde insan nesne mi, özne mi olduğunu konumlandırmak, kaydedilen gelişmelerle birlikte insani değerlerini korumak zorundadır. Teknoloji vazgeçilmezimiz olduğu kadar kültürel mirasımızı, medeniyet unsurlarımızı zenginleştirmek için okuma kültürümüzü yaygınlaştırmak, vazgeçilmezimiz olmalı. İnsan eğitim sayesinde doğuştan getirdiği güçleri, donanımı çevresiyle anlamlı bir değere dönüştürme becerisi sağlayabilir. Ancak, eğitimli insanlar bireysel ve toplumsal faydayı yakalama şansını yakalayabilir. Eğitim bireye hem akademik başarı, beceri kazandırmalı hem de ahlaki ve insani başarı sağlamalıdır. Biz buna evrensel anlamda insan olma başarısı diyoruz. Eğitim felsefesinin hem yerel ölçekte, hem de uluslararası ölçekte genel amaçları; dört iyilik diye nitelenen iyi insan, iyi vatandaş, iyi üretici ve iyi tüketici yetiştirme şeklinde özetlenebilir. Bu sonuçlar aslında entelektüel birikimi sağlama çabasıdır. Entelektüellik, bireyin mesleki bilgisinin, birikiminin yanısıra kendisine edebi, kültürel, sanatsal, felsefi, belagat ve estetik boyutlarını da katmasıdır. B çaba esasen bir mükemmeliyet yolculuğudur. Bilginin hamalı olmak yerine bilge olmayı sağlamalıyız. Bilgi sorun çözebiliyorsa, bilgeliğe dönüşmüş olur. Okullarımız, formel bilgiyle kurumlara profesyonel yetiştiren birimlerdir. Eğitim sistemi bireyin sadece öğretim süreci değil, beraberinde eğitim sürecini de sağlamalıdır. İyi bir doktor, mühendis, öğretmen, hukukçu vesaire olmak yetmez, aynı zamanda bunlara ahlaki sıfatlar da eklenmelidir. Akademik başarı tek başına bir anlam ifade etmez! Tek başına eğitim başarısı sosyal hayatta her şeyi çözemiyor. Eğitim sürecinin sağladığı bilim, teknoloji, sanat vesaire çıktılar hayatı konforlu kılabilir, ama sosyal hayatın en gerekli unsuru olan huzuru sağlamayabilir. Para bize refah içinde yaşamayı sağlar, ama huzurlu yaşamayı sağlayamaz. İnsanca yaşamak için para olmalı ama vicdanda değil, cüzdanda olmalıdır. Bugün gelişen teknolojiyi temsil eden sanayi devrimleri ile birlikte kuşaklar arası karakteristik özelliklerde de bariz farklılıklar gözlenmiştir. Endüstri devrimlerinin değişimi x, y, z ve yaklaşan alfa kuşağının da değişimini sebep olmuştur. Bu nedenle iyi bir eğitimci bu kuşakların muhataplarını zamanın şartlarına göre düşünmek zorundadır. Bugün Endüstri 4.0 dijital dünya gerçekliğini yaşatırken, bu dönemin z kuşağına soğuk savaş dönemlerinin kurallarını uygulamak abesle iştigal olur. Çocuklarımıza depar atı olmayı değil, insani değer atfetmeyi sağlamalıyız. Ruh sağlığı iyi olmayan, uyum güçlüğü çeken, iletişimi problemli çocuğun akademik başarısı anlamlı değildir. Her şeyden önce çocuklarımıza değerli olduğunu hissettirmeliyiz. Unutmayalım ki, adam yerine koyamadığımız çocuktan adamlık bekleyemeyiz. Onların 5N 1K gerçekliğince hayatı sorgulamasına, gerekirse ezberleri bozup, eski köye yeni icatlar çıkarmasına fırsat verelim ki, yüzyılın icatlarını kaçırmamış olalım. MEB’in tasarım beceri atölyeleri esas itibarıyla soru çözen çocuktan ziyade sorun çözen çocuk becerisini oluşturmayı yöneliktir. Avrupa ülkelerine göre genç ve dinamik nüfusta ilk sıradayız. Bu durum ülkemiz için büyük bir avantajdır. Bu gençlikle, bir yandan modern dönemin yapay zekâ, yazılım, kodlama, robotik eğitimlerine yeni ufuklar oluştururken, diğer yandan bizi biz yapan insani ve kültürel değerlerimizi ıskalamamalıyız. Önceki bağımlılıklara yeni dönemde alışveriş ve teknoloji bağımlılığı da eklenmiş durumdadır. Bu süreç, teknolojik anlamda sekülerleşme eğilimidir. Yaşadığımız coğrafya bir İslam coğrafyasıdır. Doğu-Batı sentezinde bu coğrafyada kimliğimize, değerlerimize uygun yaşamanın yolları aranmalıdır. Diğer türlü bu coğrafyada gözyaşı, keder, elem, acı dinmeyecek. Viranelik bu coğrafyanın makûs talihi olmamalıdır. İnsanı değerli kılmak, onun profilini yükseltmek sadece günümüzün konusu değildir. 10 yüzyıl öncesinde Türk İslam Bilginlerinden El Farabi kusursuz kişiyi, Yusuf Has Hacib ferasetli kişiyi, Kaşgarlı Mahmut cesur kişiyi, Hoca Ahmet Yesevi ise kâmil kişiyi sıfatlarıyla tanımlamıştır. Unutulmamalıdır ki, medeniyetler 1) Aileyi koruyarak, 2) Eğitimini ve öğretmenini önemseyerek, 3) Toplumdaki mümtaz şahsiyetlerinin saygınlığını koruyarak ayakta kalabilmiştir. Bunlar muhkem bir kalenin burçları gibidir. Biri eksik olsa, diğerleri de bundan etkilenir.”
Profesör Yılmaz konuşmasının sonunda değer örnekleri vererek konferansını tamamladı. Konferans sonunda Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Önlen tarafından Prof. Dr. Süleyman Yılmaz’a Teşekkür Belgesi takdim edildi.

Share

Yorumlarınızı paylaşabilir, ve içeriği kendi sitenizden takip edebilirsiniz.

Yorum Ekleyin